Tarihi Geçmiş Oksijenli Su Kullanılır mı?
Kayseri’nin Bir Akşamı ve Oksijenli Su
Kayseri’de bir akşam, her şey biraz duraklamış gibi hissediyorum. Etrafımda rüzgar hafifçe esiyor, dışarıda çıtırdayan kar sesleri beni geçmişin karanlık bir köşesine götürüyor. Hızla geçen zaman, her şeyin bir gün son bulacağını hatırlatıyor. Bir akşam, bir an, bir karar. Tarihi geçmiş oksijenli su, bana tam bu anı hatırlatıyor.
Tarihi Geçmiş Oksijenli Suyla Tanışmam
Oksijenli su, bir süre önce çok sık kullandığım bir şeydi. Özellikle cilt bakımımda, ufak sıyrıklar ya da yaralar için hayatımı kurtaran bir ürün gibiydi. Bir gün Kayseri’nin sakin sokaklarından birinde, akşam saatlerinde bir eczaneye girdim. Raflarda bir şişe oksijenli su gördüm. Üzerindeki tarih, son kullanma tarihi biraz geçmişti. İçimden bir şeyler, “Bunu al ve dene, ne olabilir ki?” diye fısıldıyordu.
Ama sonra, biraz tereddüt ettim. Tarihi geçmiş bir şey kullanmak, içimde bir gariplik oluşturdu. Düşüncelerim arasında gidip geliyordum. “Tarihi geçmiş oksijenli su kullanılır mı?” diye düşündüm. İçimden bir ses, “Evet, belki de hala işe yarar,” diyordu. Ama diğer ses, “Hayır, her şeyin bir sonu var ve bu ürünün zamanı dolmuş” diyordu.
Hayal Kırıklığı ve Kararsızlık
O an, içimdeki belirsizlikleri fark ettim. O kadar yoğun bir kararsızlık hissediyordum ki, sanki sadece bir şişe oksijenli su değil, hayatımın tüm seçimlerini de gözden geçiriyordum. Sonunda, elimdeki şişeyi alıp kasaya yöneldim. Ancak kasaya yaklaştıkça, içimdeki duygu dalgası beni sarmaya başladı. Korku ve merak karışımı, insanın ruhunu kasıp kavuran o garip his, beni zorladı.
Kasiyer, şişeyi fark edip “Bunun son kullanma tarihi geçmiş, kullanmamayı öneririm,” dedi. O an, yavaşça kafamı salladım. Ama bir yandan da şişeyi bırakamadım. “Bir şey olmaz, değil mi?” diye kendi kendime tekrar ettim. “Yine de belki de kullanmam gerekir,” diye düşündüm.
Oksijenli Su ve Umut
O şişeyi eve getirdiğimde, içimde bir umudu hissettim. Bir umut ki, belki tarihi geçmiş olsa da, yine de bana yardım edebilirdi. Ancak içimdeki sesler de hala devam ediyordu: “Kullanma,” diyorlardı. Fakat ben, bir şekilde bu ürünü denemek istiyordum. O an, tarihi geçmiş bir şeyin bile zamanında değerli olabileceğini, belki de hala bir şeyler verebileceğini düşündüm.
Bir yandan, Kayseri’deki kar yağıyor ve sokaklar sessizleşiyordu. İçerideki sıcaklık ve içimdeki belirsizlik arasında bir denge kurmaya çalışıyordum. Kararsızlığım arttı, ama yine de oksijenli suyu cildime uygulamaya karar verdim. Şaşırtıcı bir şekilde, birkaç saat sonra, cildim bir miktar rahatladı. Oksijenli su, tarihin gölgesine rağmen hala etki ediyordu.
Bir Sonraki Günün Yansıması
O gün sabah, yüzümdeki yansıma daha parlaktı. Geceyi düşünüyordum. Tarihi geçmiş bir ürün, bir hayal kırıklığına dönüşebilirdi. Ama belki de bazı şeylerin, zamanın ötesinde bir gücü vardır. Bugün, oksijenli suyun son kullanma tarihini sorgularken, içimdeki kararsızlık hala var. Ama bir şey kesin, bazen beklemek, bir şeyi yeniden değerlendirmek gerekiyor. Bazen en küçük seçimler, büyük yansımalar yaratır.
Kayseri’nin bir akşamında, tarihi geçmiş oksijenli suyun bana öğrettiği şey, hayatta her şeyin geçici olduğu ve bazen eski şeylere yeniden umut vermek gerektiğiydi. Kim bilir, belki de bazı şeyler tarihi geçmiş olsa da hala bir işe yarar.